Bu
çalışma ile ilgili olarak 2 hedef ele alınmalıdır.
Birinci hedef hazırlanan temel acil durum
risk analiz raporunun planlandığı şekilde
takip edilerek , sistem, araç, gereç, malzeme,
teçhizat ve ekipmanın, “Marka ve
onay” konusu birinci derecede dikkate alınarak,
Amaca uygun “şartnamelerin” hazırlanması
ile bu konunun “mühendislik, bakım ve
yedek parça teminlerinin” istenilen
garanti kapsamı içinde takibi yapılacaktır.
Bu konu “yaşayan bina ve tesisler için
çok önemlidir” . “yasak savma”
niteliğinde, sadece yasal prosedürlere,
“isim olarak” uygun olan ve en önemlisi,
“tesis edildikten sonra işe yaraması
gereken” , fakat bu amaçla tesis edilmediği
için çalışmayan ve “bu güne kadar bir
çok büyük olayın çıkması ile büyümesine
sebep olan” Hataların kesinlikle dikkate
alınması gerekmektedir. Bu konu bina ve
tesisin, “yatırım kararı kadar önemlidir”.
Danışmanlıkla ilgili ikinci önemli konu
ise, işletme esnasında meydana gelen değişikliklerle,
ilave projelerin değerlendirilmesidir. Ülkemizde,
bir çok tesis veya bina yasal açıdan gerekli
onayları aldıktan sonra “bina veya tesis
içinde günlük, hatta anlık değişiklikleri”
oldukça “özgür bir şekilde” kullanmaktadır.
İşte bu kullanım çoğu zaman “felaketlerin
başlangıcı” olmaktadır. Bir çok gelişmiş
toplumda bu konu çözümlenmiştir. Yatırımcılar
ve sorumlular kesinlikle onay dışı değişiklikler
yapmamakta veya bu değişiklik mutlaka yapılması
gerekiyorsa, “acil durum danışmanlarının
yasal prosedüre uygun görüşleri doğrultusunda“
gerekli değişiklikleri yapmaktadırlar. Ülkemizde,
işte bu aşamada sorunlar başlamaktadır.
“acil durum güvenlik kültürünün kaderci
yapısından” gelen bu “boş vermişlik”,
maalesef; “pek çok kişinin ölmesine ve
büyük maddi kayıplara yol açmaktadır”.
Bu tür kararları sadece yatırımcı veya sorumlu
yöneticiler vermemekte ve herhangi bir çalışan
kendince, “bu fermanı kimsenin haberi
olmadan imzalamaktadır”. Bu konu yaşadığımız
çok sayıda olayda görülmüştür. “ideal
acil durum uygulaması“ ile “ülkemizdeki
kaderci güvenlik kültürü entegrasyonu”
budur. Bunu yabancı bir risk denetimcisi
veya onaylayıcıların anlaması çok zordur.
Gelişmiş yabancı ülkelerde, avukatlık, doktorluk
ve mali müşavirlik kadar ciddi boyutlarda
değerlendirilen “acil durum danışmanlığı”,
yukarıdaki önemli sebeplerden ötürü yaşayan
tesis ve binalarda mutlaka kullanılmalıdır.
Çünkü yeni yeni başladığımız acil durum
güvenliğini çözmemiz için çok önemli aşamalar
geçilecektir.
Bina veya tesis gerekli onayları aldıktan
sonra, yapılacak her değişiklik ve önceki
acil durum yatırımlarının takibi için mutlaka
bu konuyu sağlıklı takip eden değerli uzmanlara
ihtiyaç vardır.
Ülkemizde “Hasta olunca önce eş, dost,
ahbap görüşü alınır. Sonra Eczacı, daha
sonrada doktora gidilir”.
Sonuç “Çok pahalı ve üzücüdür”.
Konuyu bilenler ise, “Hasta olmadan doktora
giderler”.
Sonuç “Çok ucuz ve güvenlidir”.
|