“KEŞKE
BU OLAYI DA RİSK DEĞERLENDİRMESİNE TABİ
TUTSA İDİK” pişmanlığını ortadan kaldıracaktır.
Acil durumların
içinde yer alan “YANGIN” hemen hemen karşılaşacağımız
tüm felaket bazlı olayların içinde meydana
gelebilecek bir olaydır.
Yangın,
acil durumlar içinde “ZAMANA KARŞI YARIŞILAN
EN ÖNEMLİ” olaydır. Deprem tüm acil
durumları ortak yaşatan olayların başında
gelmektedir. Kimyasallar, su baskınları,
fırtınalar ve terör değerlendirildiğinde
sonuçları çoğu olayları beraberinde getirmektedir.
Ülkemizde
bu konu yetersiz uygulanmaktadır. Tesis
veya bina onayları alınırken sadece yangın,
sadece deprem ele alınmaktadır. Halbuki
bina veya tesis var olduğu sürece her türlü
olayla ve bu olayların kombine olarak birlikteliği
ile karşılaşmaktadır. Bu nedenle felaket
bazlı olaylar ayrı ayrı alınmamalı ve birbirleri
ile etkileşimi “ACİL DURUM” çatısı altında
değerlendirilmelidir.
Acil durum
kapsamı içinde olan olaylara karşı güvenlik
önlemleri konusunda özellikle proje aşamasından
itibaren ortak yatırımlar yapılır. Örnek
vermek gerekirse, kaçış ve tahliye yollarının
korunması ve varlığı her türlü olay için
geçerlidir. Bu olaylarla mücadele etmek
için son derece sınırlı koruyucu ekipman
ve malzeme temin etmek gerekmektedir. Hizmet
açısından ise böyle bir yatırım söz konusu
değildir. Temelde “ACİL DURUM PLANLARI”
bu çalışmayı zaten kapsamaktadır. Bu güne
kadar acil durum mantığı sadece “YANGIN”
kapsamında tutulduğu için, konu hep bu çerçeve
içinde tutulmuştur.